3. Mesleki Yeterlilik Çalıştayı Düzenlendi

11.12.2019
450

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları ve yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarının katılımıyla 11 Aralık 2019 tarihinde 3. Mesleki Yeterlilik Çalıştayı düzenlendi.

Çalıştayda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Emrullah İşler, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken,  TESK Başkanı Bendevi Palandöken, MYK Başkanı Adem Ceylan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan birer konuşma  yaptı.

Hakan Ülken çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, çalıştayın Türkiye çalışma hayatına katkı sağlamasını diledi. Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun, Türk iş dünyası olarak ihtiyaç duydukları beşeri sermayenin tespit edilmesi ve niteliğinin artırılmasında en önemli çalışma ortaklarından biri haline geldiğini belirten Ülken, “Çok kısa zamanda önemli mesafe kat eden Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun faaliyetlerini Türk iş dünyası olarak memnuniyetle karşılıyor ve takdir ediyoruz. Mesleki Yeterlilik Kurumumuzun başta başkanı olmak üzere, yöneticilerine, çalışanlarına, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Biz de Oda ve Borsa camiası olarak çalışma hayatını ilgilendiren tüm konularda her zaman elimizi taşın altına koyduk ve koymaya devam ediyoruz” dedi. Camia olarak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte pek çok ortak çalışma yürüttüklerini anlatan Hakan Ülken, meslek edindirme kursları, mesleki yeterlilik ve belgelendirme hizmetleri ile İŞKUR hizmet noktalarının kurulması gibi pek çok hizmetin bu ortak anlayışın eseri olduğunu söyledi.

Hakan Ülken, “İşsiz kardeşlerimizin meslek sahibi olması ve istihdam edilmeleri için 2010-2015 döneminde yürüttüğümüz UMEM Beceri’10 projesiyle, 200 bin kardeşimizin iş ve meslek sahibi olmasını sağladık. 2017’den bu yana ise İŞKUR ile birlikte yürüttüğümüz MEGİP Projesi ile 35 bin kardeşimizin iş ve meslek sahibi olmasını sağladık. Birçok Oda ve Borsamız bünyesinde kurulan İŞKUR hizmet noktaları ile hem üyelerimize, hem de vatandaşımıza hizmet götürüyoruz. İş dünyası olarak, Bakanlığınızın ilgili kuruluşu olan Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yürütülen ve koordine edilen mesleki yeterlilik sisteminin de tam merkezinde yer alıyoruz. Ulusal meslek standartlarının belirlenmesinden, belgelendirme hizmetinin yüksek standartlarda verilmesine kadar birçok aşamada katma değer oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

Bu anlamda, Mesleki Yeterlilik Kurumu ile imzaladıkları protokollerle 50’ye yakın ulusal meslek standardının hazırlanması ve güncellemesine doğrudan katkı sunduklarını vurgulayan Ülken, “Belgelendirme hizmetinin tabana yayılması için TOBB MEYBEM’i kurduk ve 81 il 160 ilçemizde belgelendirme hizmetini kurumsallaştırdık. MEYBEM vasıtasıyla 44 farklı meslekte 70 bine yakın kişinin mesleki yetkinliklerini değerlendirdik. Ayrıca TOBB’a bağlı 11 Odamız da kendi bölgelerinde yetkili kuruluş olarak belgelendirme hizmetlerini en üst standartta sunmaya devam ediyor. Sadece 2019 yılında Oda ve Borsalarımız işbirliğinde mesleki yeterlilik sistemi hakkında farkındalık oluşturmak için 250’den fazla etkinlik düzenledik” dedi.

Bir araç kullanmak için nasıl ehliyet gerekiyorsa, bir mesleği yapabilmek için de bu ehliyeti yani Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni almak gerektiğini belirten Hakan Ülken şöyle devam etti: “Tehlikeli ve çok tehlikeli meslekler başta olmak üzere çalışma hayatının her dalında “Mesleki Yeterlilik Belgesi” aranan bir ehliyet haline geldi. Bakanlığımız tarafından yayımlanan tebliğler ile her yıl mesleki yeterlilik belgesinin kapsamı genişletiliyor. Sürece geçişimiz oldukça başarılı oldu. Buradaki başarının en önemli kaynağı da devlet teşvikleri oldu. Ancak henüz tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerin tamamını kapsayamadık. Hala belge verilmesi gereken milyonlarca çalışanımız var. Türk iş dünyası olarak teşvik süresinin en az 2 yıl daha uzatılması konusunda bugün sizlerden bir müjde beklediğimizi ifade etmek istiyorum”.

Mesleki yeterlilik sisteminin çok kısa zamanda uzun mesafe kat ettiğini ifade eden Ülken, “Belgeli kişi sayısı 1 milyona yaklaşırken, Mesleki Yeterlilik Kurumumuzu da gerek altyapı gerekse personel bakımından desteklememiz gerekiyor. Ayrıca belgelendirme hizmetlerini çok sıkı denetlemeli, bu işi bir kazanç kapısı olarak gören kuruluşları hiç vakit kaybetmeden sistem dışına çıkarmalıyız. Amaç belge sayısını artırmak değil, belgenin kalitesini korumak olmalıdır” dedi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da MYK'nin meslek standartlarının oluşturulması ve nitelikli istihdamın artırılmasına yönelik yaptıklarıyla çalışma hayatına önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Nitelikli iş gücünün çalışma hayatının en önemli meselelerinden biri olduğunu belirten Selçuk, çalıştayın mesleki yeterlilik çalışmalarının uluslararası standartlara kavuşturulması ve iş gücü piyasasıyla uyumlu hale getirilmesinde önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.

Selçuk, 2015'te "tehlikeli" ve "çok tehlikeli" mesleklerde, mesleki yeterlilik belgesinin zorunlu hale getirildiğini anımsatarak, şöyle konuştu: "İnşaat, enerji, otomotiv, madencilik gibi mesleklerde bu uygulamayı başlattık. Bakanlığımız tarafından belirlenen 143 meslekte mesleki yeterlilik belgesi zorunluluk haline geldi. Yapı kooperatiflerinin ana sözleşmelerine de çalışanlar için mesleki yeterlilik belgesi şartı getirdik. Bugün, büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki mesleki yeterlilik belgesi sayesinde bu çalışmalardan olumlu sonuçlar almaktayız. İş sağlığı ve güvenliği açısından da geçmişe oranla daha iyi bir durumdayız. MYK ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğümüzün bir iş birliği araştırması var. Bu araştırmada, imalat sektöründe belgeli çalışanların belgesiz çalışanlara oranla yüzde 25 daha az iş kazasına uğradığını tespit ettik. Bu belgeler çoğaldıkça iş kazaları daha da azalacak. Mesleki yeterlilik belgeleri, sadece nitelikli istihdamı temin etmekle kalmıyor, tehlikeli işlerde hayat da kurtarıcı oluyor."

MYK Başkanı Adem Ceylan da "tehlikeli" ve "çok tehlikeli" sınıftaki mesleklerin yanında "az tehlikeli" sınıftaki mesleklerde de ölçme, değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri yürüttüklerini anlattı.